Cinsiyet Belirleme

cinsiyet belirleme

Günümüz teknolojisiyle cinsiyet belirleme artık mümkün olan bir durumdur. Batı toplumlarında cinsiyet belirleme uzun süredir tartışılan bir konu olmuştur. birçok ülkede cinsiyet belirleme işlemi yasaklanmıştır. Fakat Kanada, ABD, KKTC’ de bu işlem yasal olarak yapılmaktadır.

Anne ve babanın tercihleri doğrultusunda doğacak bebeğin kız ya da erkek olmasının belirlenebilmesidir cinsiyet seçimi. Erkek nüfusunun artacağı konusunda duyulan endişe oldukça yersiz bir endişedir. Çünkü bu işlem için gelen ailelerin tercihi daha çok önceki çocuklarından farklı bir cinsiyette çocuk dünyaya getirme isteğidir. Yani ailelerin isteği genelde değişik cinsiyette bebek sahibi olmaktır. Genellikle iki erkek ya da iki kız çocuğu olan aileler bu işleme başvurmaktadırlar. Yani bir anlamda ailede çocuk cinsiyeti için bir dengeleme söz konusudur.

Cinsiyet belirleme işlemine öncelikli olarak ön görüşme ile başlanır. Ön görüşme yapılacak işlemin başarısı için oldukça önemlidir. Hastaların değerlendirilmesi açısından oldukça önemli olan ön görüşmede anne adayının değerlendirilmesi için gerek duyulan muayene yapılır. Varsa eksik olan testlerin planlanması yapılır.

Anne adayına yapılacak testler ultrason görüntülenmesi yapılması ile başlar. Ultrason görüntülenmesi ile rahimdeki yapısal bozukluklar, miyomlar, polipler ultrason yöntemi ile tespit edilebilir. Bu işlem adet başlangıcından itibaren 14- 26. günleri arasında yapılmalıdır. Adetin hemen sonrasında yapılacak ultrason görüntülemesi doğru sonucu vermeyebilir.

Endometrial kalınlığın ölçülmesi kadında adetin 12.-14. günlerinde yapılan bir işlemdir. Hamilelik oluşabilmesi için bu kalınlığın 8mm’ nin üstünde olması gerekmektedir. Eğer bu kalınlıkta bir olumsuzluk varsa müdahale edilip gerekli işlemin yapılması gerekmektedir.

Hastanın yumurtalık rezervleri kontrol edilir. Yumurta rezervleri kadının gebe kalma ihtimali için bilgi verebilmektedir. Eğer burada olumsuz bir durum varsa bu konu ile ilgili tedavi protokolleri belirlenip uygulanmaya geçilir. Tedaviye hastalar bulunduğu yerden devam edebilir. Bu tedavi süresince hastalar merkezimize gelmek zorunda değillerdir.

Tüp bebek yöntemi için gerekli olan yumurta sayısı cinsiyet belirleme işlemi için yeterli olmayabilir. Bu yüzden sağlıklı bir sonuç alabilmek için en az 10 adet sağlıklı yumurta elde edilebilecek kapasitenin olması gerekmektedir. Burada AHM değeri de oldukça önemlidir. Yani yalnızca yumurta sayısı yeterli değildir. Hastanın AHM değerinin düşük olması da bu işlemin başarısı için olumsuz bir durumdur. AHM hormonu 0.5’ in altında olan hastalara dışarında yumurta almaları önerilmektedir. Çünkü bu değerde hamile kalma şansı oldukça düşüktür. AHM değeri 0.5’ in altında olan hastalar gebe kalsalar bile bu hamileliklerini sağlıklı bir şekilde sonuçlandırmaları pek mümkün olmamaktadır.

Anne adayı HSG denilen rahim içi filmi ile değerlendirilip tüplerde var olabilen probemlerin tespit edilmesi sağlanır. Eğer tüplerde gebe kalmaya engel şişme ya da tıkanıklık gibi bir problem varsa bu yöntem ile bu durum tespit edilir ve gerekli tedavi yöntemi belirlenir. İnfertilite tedavisin vazgeçilmez testi olan HSG’ nin yerini şu ana kadar uygulanan başka bir test tutmamaktadır. İki yıl kadar geçerliliği olan bu tetkik yöntemi geçirilen operasyonlardan sonra durumda değişiklik olabileceğinden tekrar istenebilir.

Kliniğimizde HSG hafif kısa süreli anestezi ile uygulanır. HSG filmi yüksek basınçla çekilen bir fil olduğu için ağrılı bir işlemdir. O yüzden kliniğimizde HSG filmini anestezi uygulayarak çekmekteyiz. Daha sonra rahim içineki polip miyom gibi durumlar rahim içi kontrol ile tespit edilir. Rahim içi yapışıklığı ise ‘’ Histereskopi’’ ile tespit edilebilir. Bu işlem ameliyathane ortamında yapılır ve çeşitli nedenlerden dolayı pahalı bir işlemdir.

Daha sonra gebelik için risk oluşturabilecek kronik rahatsızlıklar ve kullanılan ilaçlar belirlenerek tedbirler alınır. Kullanılan ilaçların gebeliğe olan etkileri değerlendirilerek gerek duyulursa ilaçlar kesilir ya da değiştirilmesi önerilir. Hastalarımızın bu tedaviye başlamaya karar verdiklerinde mutlaka ilgili doktoru bilgilendirmeleri gerekmektedir

Anne adayına bazı kan tahilleri de yapılır. Bunlar kan sayımı testleri, kanda pıhtılaşmayı gösteren değerler, tiroit testleri, bulaşıcı hastalık testleridir. Bunların yanında hastanın kişisel özelliklerine göre farklı testler de istenebilir.

Daha sonra baba adayının değerlendirilmesine geçilir. Erkeğin değerlendirilmesi anne adayının değerlendirilmesi kadar zahmetli ve uzun değildir. Anne adayının değerlendirilmesine kıyasla daha kısa ve basittir. Sperm sayısı ve hareketliliğine bakılır. Eğer sperm alamama gibi bir durumla karşılaşılırsa çeşitli yöntemlerle sperm baba adayından sperm temin edilir. Yumurta toplama günü için bu durumların tespit edilmesi ve hazırlık yapılması gereklidir. Eğer hastanın anestezi alması gerekiyorsa hastaya bunun bildirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Kan testleri yapılır. Yine erkeğin kullandığı ilaçlar öğrenilir. Pıhtılaşmayı önleyici ilaçların kullanımı düzenlenir. Gerekli tedbirler alınır.

Ayrıca çiftlere yapılacak genetik ve hematolojik testler yapılır ve tamamlanır. Eğer genetik test istenirse sonuçlanmasının 30-40 gün süreceği göz önünde bulundurulmalı çiftlerin bu durumla ilgili hazırlıklı olması gerektiği bildirilmelidir.

Yapılan hazırlıklar sonucunda anne adayından yumurta alınma işleminin ardından baba adayından alınan spermler buluşturularak embriyo elde edilmesi sağlanır.  Oluşan embriyodan biyopsi ile hücre alınarak cinsiyet belirlenir. Oluşan embriyo çiftlerin istediği cinsiyette ise anne adayının rahmine transfer edilerek gebelik gerçekleşmesi sağlanır. Bu sayede çiftler istedikleri cinsiyette çocuk sahibi olurlar.

Cinsiyet belirleme tüp bebek tedavisinde çiftlerin çocuk sahibi olurken cinsiyetlerini belirleme prosedürüdür.  Aslında ailelerin dengelenmesi olarak da adlandırılır. Her embriyonun cinsiyeti yapılacak genetik test ile belirlenebilir niteliktedir. Yani işlem aslında bir genetik test ürünüdür. Oluşturulan embriyolardan alınan biyopsi alınarak PGT işlemi yapılır. Cinsiyet belirleme işlemi anne ve baba adayından üreme hücreleri alınarak oluşturulan embriyoların %99 oranında cinsiyetinin doğru olarak belirlenmesini sağlar.

Cinsiyet Belirleme İşleminden Kimler Faydalanabilir?

Tüp bebek tedavisi yöntemi çocuk sahibi olmak isteyip doğal yollardan gebelik elde edememiş çiftlerde uygulanan bir tedavi yöntemidir. Cinsiyet belirleme yöntemi ile isteyen her çift tüp bebek yöntemi ile istediği cinsiyette çocuk sahibi olabilmektedir. Bunun yanında bazı genetik hastalıklar cinsiyete bağlı ise ya da çocuk sahibi olup aile dengelemesi, planlaması yapılması söz konusu ise bu işlem için kliniğimize başvuruda bulunabilirsiniz. Ayrıca ileri yaşlarda çocuk sahibi olmak isteyen kadınların sağlıksız veya genetiği bozuk embriyoların ayrıştırılmasında da kullanılan bir yöntemdir. Bu durumda olan çiftlerin önce genel muayenesi yapılması şarttır. Eğer çocuk yapmaya engel bir durum varsa bunun tespiti ve soruna yönelik tedavi yönteminin belirlenmesi oldukça önemlidir. Bazen çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere soruna bağlı olarak farklı tedavi yöntemi uygulanması gerekebilir.

Sorun tespit edildiğinde uygulanacak tedavilerle sorun giderildikten sonra ya da sorun olamaması durumunda yumurtaların olgunlaşması için kullanılacak ilaçlarla tedavi süreci başlar. Yumurta kalitesinin artırılması için iğne adetin 3. Günü yapılır. Yumurta toplanması sırasında erkekten sperm alınarak hazırlanır. Sonrasında sağlıklı yumurta ve spermler birleştirilerek embriyo elde edilir. Elde edilen embriyodan biyopsiyle alınan hücreyle yapılan test sonucu cinsiyeti belirlenir. Oluşan embriyonun çiftlerin istediği cinsiyetten olması halinde anne adayının rahmine embriyonun transferi sağlanır. Uygun, sağlıklı embriyonun anne adayının rahmine transferinin 12. günü gebelik testi yapılır ve hamileliğin oluşup oluşmadığı kesin olarak öğrenilmiş olur.